Bitkisel Atık Yağların Geri Dönüşümü Niçin Gereklidir?

Bitkisel atık yağların geri dönüşümü gereklidir, çünkü lavaboya dökülen yağ boruları tıkar, arıtma tesislerini zorlar ve su kaynaklarını kirletir. Toplanan atık yağ ise biyodizele dönüştürülerek motorine göre %80’e kadar daha az karbon salan bir yakıt olur. Kısacası geri dönüşüm hem çevreyi korur hem de yerli enerji üretimine hammadde sağlar.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 150 bin ton bitkisel atık yağ oluştuğu tahmin ediliyor. Bu yağın yalnız küçük bir bölümü lisanslı sistemlerle toplanıyor. Aşağıda atık yağın doğaya verdiği zararı, nasıl geri dönüştürüldüğünü, neye dönüştüğünü ve toplamanın yasal yükümlülüklerini bulacaksınız.
Bitkisel atık yağ nedir, geri dönüştürülebilir mi?
Bitkisel atık yağ, kızartmada ve yemek pişirmede kullanıldıktan sonra artık işe yaramayan bitkisel kökenli sıvı yağdır. Evlerde, restoranlarda, otellerde ve gıda işletmelerinde her gün ortaya çıkar. Kullanım ömrünü tamamlayan yağ, doğru toplanmazsa çevre için tehlikeli bir atığa dönüşür.
Bitkisel atık yağ geri dönüştürülebilir. Ayrı biriktirilip lisanslı firmalarca toplanan yağ, biyodizel üretiminde hammadde olarak kullanılır. Türkiye’de biyodizel üretiminde kullanılan hammaddelerin %30’u atık bitkisel yağlardan oluşuyor.
Kızartma yağları neden geri dönüşmeli?

Kızartma yağı mutfakta en çok kullanılan ürünlerden biridir. Kullanıldıktan sonra lavaboya döküldüğünde ise ciddi çevre sorunlarına yol açar. Zararsız görünen bu alışkanlık uzun vadede hem şehir altyapısını hem doğal su kaynaklarını tehdit eder.
Lavaboya dökülen yağ zamanla kanalizasyon borularının iç yüzeyine yapışır, sertleşir ve boru çapını daraltır. Su sağlıklı akamaz ve borular tıkanır. Tıkanan borular evlerde pis suyun geri tepmesine, belediyeler için de yüksek bakım maliyetine neden olur. Sorun bu yüzden yalnız bireysel değil, kamusal altyapının sürdürülebilirliği için de büyük bir risktir.
Atık yağ arıtma tesisine ulaştığında arıtma sistemlerinin yükünü artırır ve tesisin verimli çalışmasını engeller. Arıtmada tam ayrıştırılamayan yağ zamanla yüzey sularına, göllere ve akarsulara karışır. Bu da tatlı su kaynaklarının kalitesini düşürür ve suda yaşayan canlıları tehdit eder.
Sıkça verilen bir hesaba göre 1 litre atık yağ 1 milyon litre içme suyunu kirletebilir. Suya karışan yağ yüzeyde ince bir tabaka oluşturur, oksijen geçişini engeller ve canlı yaşamını boğar. Doğaya dökülen yağ toprağın yapısını da bozar, hava ve su geçişini engeller ve verimli tarım alanlarına zarar verir. Böylece yalnız su değil, toprak ve dolaylı olarak gıda zinciri de etkilenir.
Lavaboya yağ dökmek kısa vadeli bir temizlik kolaylığı gibi görünür. Gerçekte ise uzun vadeli bir çevre kirliliği sorunudur. Bu yüzden atık yağı uygun geri dönüşüm yollarıyla teslim etmek gerekir.
Doğaya bırakılan yağların etkisi nedir?

Doğaya bırakılan bitkisel atık yağ, suyu ve toprağı kirletmekle kalmaz, bu ortamlarda yaşayan canlıları da doğrudan etkiler. Göl, dere ve deniz gibi su kaynaklarına ulaşan yağ, su yüzeyinde ince bir film tabakası oluşturarak oksijen geçişini engeller. Bu durum balıklar ve diğer sucul canlılar için ölümcül olabilir.
Kuşlar da bu kirlilikten büyük zarar görür. Yağlı suya temas eden kuşların tüyleri su geçirmezliğini yitirir ve kuşlar vücut ısılarını koruyamaz. Sonuçta uçma yetenekleri azalır, hatta donarak ölebilirler.
Toprağa karışan atık yağ topraktaki mikrobiyolojik yaşamı bozar ve bitki köklerinin hava ve su almasını engeller. Toprağın doğal döngüsü aksar ve tarımsal verim düşer. Bu tür kirlilik uzun vadede doğal dengeyi sarsar ve biyolojik çeşitliliği azaltabilir.
Ekosistemdeki bu zincirleme etkiler sonunda insan yaşamına da ulaşır. Sağlıklı bir çevre, sağlıklı bir toplumun temelidir. Bitkisel atık yağın doğaya değil geri dönüşüm sistemine gitmesi bu yüzden önemlidir.
Biyodizel nedir?

Biyodizel, bitkisel yağlardan üretilen ve motorinle harmanlanarak kullanılan yenilenebilir bir yakıttır. Bitkisel atık yağların geri kazanımıyla elde edilen yakıt da biyodizeldir. Motorin gibi geleneksel yakıtlara kıyasla %80’e kadar daha az karbon salımı yapar. Bu sayede hava kirliliğini azaltır ve iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlar. Yerli ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olduğu için enerji ithalatını azaltarak ekonomiyi de destekler.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 2018 yılı verilerine göre Türkiye’de biyodizel harmanlama miktarı yıllar içinde düzenli olarak arttı. 2007’de yalnız 5.500 ton olan harmanlama miktarı 2018’de 116.357 tona ulaştı. Bu artış, biyodizel pazarına ilginin ve yerli üretimin güçlendiğini gösteriyor. Kapasite kullanım oranının yükselmesi de atık yağın bu üretimdeki payının artırılabileceğine işaret ediyor.
| Biyodizel hammaddesi | Üretimdeki payı |
|---|---|
| Pamuk yağı | %32 |
| Atık bitkisel yağlar | %30 |
| Kanola yağı | %26 |
| Diğer yağlar | %8 |
| Aspir yağı | %4 |
Biyodizel üretiminde en büyük pay %32 ile pamuk yağına ait, atık bitkisel yağlar ise %30 ile ikinci sırada. Geri kazanılan atık yağın bu kadar büyük bir pay alması dikkat çekici. Atık yağ daha etkin toplanırsa bu oran daha da artabilir.
Türkiye’nin biyodizel üretim potansiyeli yüksek, ama bu potansiyelin tam kullanılması için atık yönetiminin güçlenmesi gerekiyor. Evlerden ve işletmelerden çıkan yağın toplanıp biyodizele dönüştürülmesi hem çevreyi korur hem de enerji hedeflerine katkı sağlar.
Atık yağların geri dönüşümü nasıl yapılır?
Kullanılmış sıvı yağın geri dönüşümü evde ya da işletmede başlar ve lisanslı bir tesiste biter. Süreç genel olarak dört adımda ilerler.
- Kullanılmış yağı lavaboya dökmeyin, soğuduktan sonra kapaklı ve sızdırmaz bir kapta biriktirin.
- Kap dolduğunda yağı belediyenin ya da lisanslı geri dönüşüm firmalarının toplama noktasına teslim edin.
- İşletmelerde toplanan yağ yalnız lisanslı taşıyıcılarla taşınır ve her sevkiyat Ulusal Atık Taşıma Formu ile belgelenir.
- Lisanslı tesiste işlenen yağ biyodizel gibi katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülür.
Evde biriktirme adımı en kolay ama en çok atlanan adımdır. Örneğin kızartmadan sonra soğuyan yağı boş bir plastik su şişesine doldurup kapağını kapatmak yeterlidir.
Atık yağların milli ekonomiye etkisi

Türkiye’de her yıl yaklaşık 150 bin ton bitkisel atık yağ oluştuğu tahmin ediliyor. Ancak bu miktarın yalnız %10 ile %12’si lisanslı geri dönüşüm sistemleriyle toplanabiliyor. Geri kalan büyük bölüm lavaboya dökülüyor ya da doğaya bırakılıyor. Bu durum çevresel riski artırmakla kalmaz, ciddi bir ekonomik fırsatın da kaçmasına neden olur.
Bitkisel atık yağ, biyodizel gibi katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülerek ekonomik bir girdiye çevrilebilir. Biyodizel hammaddesinin %30’unu atık yağın oluşturması, bu atığın önemli bir üretim girdisi haline geldiğini gösteriyor. Toplama oranı arttıkça geri dönüşüm sektöründe istihdam ve yerli üretim desteklenir, belediyelerin altyapı bakım maliyeti düşer. Atık yağın geri kazanımı ithal enerjiye bağımlılığı da azaltır. Bu yüzden atık yağ toplamak yalnız bir çevre yatırımı değil, aynı zamanda stratejik bir ekonomik tercihtir.
Atık yağ toplamak zorunlu mu?
Evet, Türkiye’de bitkisel atık yağların çevreye zarar vermeden toplanması ve bertaraf edilmesi yasal bir zorunluluktur. Süreç, 29378 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği ile ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Yönetmeliğin uygulanmasından bugün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sorumludur.
Yönetmeliğe göre bitkisel atık yağ üreten bütün işletmeler bu yağları diğer atıklarla karıştırmadan ayrı biriktirmek zorundadır. Konutlar dışındaki tesislerde yağ sızdırmaz ve korozyona dayanıklı kaplarda toplanır ve yalnız lisanslı taşıyıcılarla taşınır. Her sevkiyatın Ulusal Atık Taşıma Formu ile belgelenmesi de zorunludur. Bu kurallar atık yönetiminde izlenebilirliği ve güvenliği sağlamak için getirilmiştir.
Evlerde oluşan atık yağda ise bireysel duyarlılık belirleyicidir. Atık yağınızı lavaboya dökmek yerine belediyenin ya da lisanslı geri dönüşüm firmalarının toplama noktasına teslim ederek hem çevreye hem ekonomiye katkı sağlarsınız. Yasal çerçeve ne kadar sağlam olursa olsun, sürecin en kritik halkası toplumsal bilinçtir.
Kademe A.Ş. ile temiz bir gelecek
Bitkisel atık yağı geri dönüştürmek küçük görünen ama etkisi büyük bir adımdır. Evlerden restoranlara, otellerden sanayi tesislerine kadar herkesin katkısı yaşanabilir bir çevre için gereklidir. Doğal kaynakları korumak ve atığı doğru yönetmek, bireysel farkındalık ile kurumsal çözümlerin birlikte çalışmasına bağlıdır.
Kademe Atık Teknolojileri A.Ş.
belediyelerin ve işletmelerin atık yönetimi için araç ve ekipman üretir. Organik atığı yerinde işleyen kompost makineleri, çöp toplama ve konteyner yıkama araçları ve yol süpürme araçları bu ürünlerin başında gelir. Bu ekipmanlar şehir temizliğinden organik atık yönetimine kadar yerel yönetimlerin daha temiz bir çevre kurmasına yardım eder.
Atık yağ için ilk adım evde başlar. Kızartmadan sonra yağı soğutun, kapaklı bir şişede biriktirin ve dolunca en yakın toplama noktasına teslim edin. Belediyeniz ya da kurumunuz için kompost makinesi veya temizlik aracı planlıyorsanız Kademe’nin satış mühendisleri 24 saat içinde yanıt verir.


